Yalnızlık caddede sokakta evde Ben beni özlerim gurbet bu derim Mezarlıkta güler yaşlı bir dede Yaşarır gözlerim gaflet bu derim
Sevgi gürül gürül içime akar Gönlüm dalgalanır ayağa kalkar Özüm dost kucaklar gözüm dost bakar Bağlarım çözerim rahmet bu derim
Kendi yavrusunu yemez kurt soyu Gül açtı sayarım düğünü toyu Derde denk olursa sabırın boyu Göğsüme dizerim servet bu derim
Zulüm tez doyurur adalet aç kor Yazık arkasında intikam öç kor Toprak beş-on kemik bir tutam saç kor Düşünür gezerim ibret bu derim
Susayan toprağı gökler emzirir Acıkan ağacı kökler emzirir Dost ilhamlar beni yoklar emzirir Oturur yazarım nimet bu derim |